14/10/2008




Ah İstanbul mavi gelinlik nede güzel yakışmış sana
Yıldızlardan taç yapasım geldi içimden başına
Limanlardan gemilerle yürüyeceğim yüreğinin ortasına
Anadolu kavağından esen serinlik rüzgârlarını da alarak yanıma



Çökme karanlık kapatma mavi gözlü yârimin gözlerini
Sevgi dolu bakıyor baksana yüreğime işliyor ta
Örtme hüzün mavi gelinimi
Umut dolu onun içi



Bir avuç yağmur damlası hediye edeceğim İstanbullum sana
Ayasofya’nın tepesinden bakmak geliyor ya gözlerine
Haydi, bir daha gülümse mavi gözlerinle
Haydi, şehr-i yarr tut ellerimden bir daha



İstanbul bir başka güzel bu gece, masmavi bir karanlık içinde
Üsküdar bir ay gibi parlarken gecenin ortasında.
Yürüyorum bu gece, Üsküdar sahilinde ve mavinin ninnisi eşliğinde
Bu gün İstanbul bir başka mavi, umut dolu gülümsüyor bana sanki.



Haydi, tut ellerimden İstanbullum çıkalım seninle çamlıca tepesine.
Yüreğime dokunan mavi gözlerinle
Gülümse İstanbullum bana her gece, Kız kulemin güzelliğiyle
Hazanı bir başka güzel baharı bir başka güzel olan yar



Ah İstanbullum ben gidemem senden yüreğimin en iç köşesi
Yüreğime işlemişsin varmı daha bundan ötesi
Susmam İstanbul git deme gitmem İstanbul
İstanbul sende buldum kendimi





İstanbul keza beni de büyütür bu sevda nazarında…
İş bu sebepten ötürü küsemem İstanbul sana
İstanbul kal de bana kaldır mavi gözlerini yerden
İstanbul kalk gidelim deme bana


Kolaymıdır Yardan ayrılmak
İstanbul et artık armağını kavilim İstanbul
Allah’ım uyandırdığın şehirde ayaklarımı sabit kıl
Uyandırarak uyut beni şehri aşk’ta



mavi umut

08.10.2008


Saat 00.50

15/9/2008

Duha'yı indirene hamd olsun


1-
Andolsun kuşluğa




Kuşluğu yaratana hamd olsun.
Rabbim bizleri o kadar sevdin ki.
Kuşluk vakti ile rızkı ikramda bulundu, kâfire de verdi Müslüman’a da
Rahman sıfatın ile kullarına acıdın
Dünyada sevginle donat yüreğimizi Rabbim
Kuşluğun Rabbine hamd olsun



2- Ve geceye, karanlığı basınca




Hamd olsun geceyi yaratana gece bir döşek gibi çökünce üzerimize
Bizi karanlıkta yapayalnız ve çaresiz bırakmadın rabbim senin fazlı keremin ne boldur kullarını daim gözetledin ve korudun.
Onları merhametinle donattın.
hamd olsun gecenin rabbine



3- Rabbin, seni ne terketti, ne de darıldı sana.





Hamd olsun yakını yaratana.
Koruyana.
Rabbim en dar günümüzde dostlarımız teker, teker terk ederken birsen vardın kimsesizler kimsesi olarak.
Hamd olsun terk etmediğin sevgilini bize bildirdin onu.
Şükürler olsun efendimizi bize önder kılana.
Hamd olsun Hz Muhammed’in (a.s)’in Rabbine genişletene darılmayan Rabbe.





4- Ve elbette âhiret, önceki dünyadan da hayırlıdır sana.




Hamd olsun ahiret’i yaratana yoklukdan var edip değerli kılana.
Dünyada bizi yalnız bırakmadın Rabbim bizi bilgisiz senden habersiz bırakmadın bildirdin bize cenneti cehennemi sen bildirmeseydin bizim halimiz nice olurdu şükürler olsun ahir et’in Rabbine






5- Ve elbette yakında Rabbin, öyle şeyler verecek ki sana, sonucu râzı olacaksın.




Hamd olsun bol, bol verene istemeyene dahi verene.
Hamd olsun keremi ihsanı bol olana.
Bizi razı olduklarından kıl Rabbim biz ki senden ebeden razıyız Allah’ım hamd olsun Rezzak olana cennetin Rabbine.


And olsun zamana. Zamanın Rabbine şükürler olsun

Aşk Azam
15/09/2008
03:49


Alperen Özdemir..

13/9/2008

YaŞaMaK



Dostum ,bir maharettir Yaşamak.
Dikenler için de yürümektir.

Dostum,bir ince çizgidir.
Yaşamak.
Bir Garip histir dalıp gitmektir



Sevgiliye olan özlemle dolup taşmak.
Sessizliğin içinde kaybolmaktır
yaşamak.


Yol olmak,yolcu bulmak,yolcu olmak.
Kimsesiz kalmak,kimsesizler kimsesini bulmak
Bazen ağlamak bazen gülmektir
yaşamak…



Zaman için de kırık bir duygudur bazen.
Bazen de yüreğini hüzünlere gark etmemektir.
Yaşamak


Bir kelebek ömür kadar olsa gerek?
Kısacıktır göz açmak kapamak kadardır.
Yaşamak



Efendimizin kabri’nin karşısında dalıp gitmek
Mescidinin içindeki huzuru hissetmektir.
Yaşamak
Gülü koklamak gül kokusu almaktır
Dikenlerinden zevk almaktır
Yaşamak.

Laİlahe İllAllah'ın zirvesi ulaşmak
İman ile Çoşmak
Sevgiyi marhameti anlamak ..
vicdanlara gül koklatmaktır
yaşamak.

mavi umut
00:50
24/08/2008
pazar ..
__________________

13/9/2008

Efendim sen gittin ya



Sevgi neydi?
Yüreğinin en dibinde acımasaydı değimli sevgi?

Sevgili düşünce oraya yanmasıydı sevgi.

Sen düşünce yüreğime, nasıl yanmaz bu beden tümü ile sensiz kaldığım şu zamanlar içinde.
Ey sevgili sensizlik ki yaktı beni çok özlemdim seni.
Yüreğim değil tüm bedenime işlemiş sevgin efendim

Efendim sen gidince yaralandık parçalandık
Gökyüzü küstü bize.
Yıldızlarda ışıldamıyor artık
Yetim kaldık.

Güller kokusunu vermiyor artık
Onlarında boynunu büktük de
Gülsüz kaldık

Adını dahi unutmak üzere bir ümmet
Sözüne itibar etmeyen dört çapulcu
Sözde adları fetva makamı âlimsiz kaldık ilimsiz kaldık


Kör olasıcalar küstürdünüz yıldızları
Gök kubbe ağlamıyor artık…
Makammış güldürmeyin be ne makamı
Makamsız kaldık

Efendim sen gittin de ümmetin kızları diri, diri gömülüyor
Efendim sen gittin ya yetimlerin başları okşanmaz oldu
Efendim sensizlik içinde perişanız artık.
Kolsuz kaldık
Başsız kaldık

Efendim sen gidince
Tesellisiz kaldık
Ve sensiz karanlıklar içinde
Öylece ortada yapayalnız
Sersefil kaldık.

Efendim sen gittin ya her şeysiz kalsak da ümitsiz kalmadık
Efendim sen gittinya sevgiyi unut sakta fidansız kalmadık
Efendim sen gittin ya Ömer kadar olmasak da Ömersiz kalmadık
Efendim sen gittin ya yüreğimiz yansa da gençlik fidanlarımız la kaldık
Bu ümmetin Osmanları Ömerleri Bekirleri âliler ile kaldık
Ve bekle bizi ey dünya Bir Muhammedi Gençlik yeşeriyor

Es selat’ü vessela’mü Aleyhe ya Resulallah
Sana binler sel at binler.


On üç eylül iki bin sekiz
Saat sıfır iki kırk sesiz
mavi umut

Bağlantılarım